Sinema ve Dizi

Akıncı Dizi İnceleme

Bilgi Keşif’e hoş geldiniz, ben Gökay. Bu yazımda, son dönemin popüler ve sıra dışı dizilerinden Akıncı İncelemesi ile karşınızdayım. Diziyi birçok yönden ele alıp görüşlerimi sizlere ileteceğim. Keyifli okumalar dilerim.

Akıncı Kimdir? Kertenkele vs Akıncı

Öncelikle Akıncı karakteri nereden esinlenildi bunun üzerine konuşmamız gerektiğini düşünüyorum. Kısa bir süre önce Kertenkele isimli bir dizi vardı. Dizinin reytingleri düşmeye başladığında Akıncı isimli bir yan karakter ortaya çıkarılmıştı. Bu karakter; hilal simgeli kostümüyle birlikte kötülerle savaşıyor, mahalledeki insanları koruyordu.  Kertenkele dizisi düşüşteyken yapılan Akıncı hamlesi oldukça işe yaramıştı. İlerleyen bölümlerde ise ana karakter olarak Kertenkele kadar Akıncı’yı da görmeye başlamıştık.

Kertenkele Akıncı
Kertenkele Akıncı vs Günümüz Akıncı

Akıncı dizisindeyse görüyoruz ki bu başarılı karaktere boyut kazandırılmış. Mahalleyi koruyan ve lokal çetelerle uğraşan Akıncı yerine; şehri, hatta ülkeyi koruyan bir Akıncı karakteri işlenmiş. Şu ana kadar 6 bölümü yayımlanan Akıncı’da gördüğümüz; düşmanın “Gizli Yapı” olarak adlandırılan yabancı merkezli bir örgüt olduğu. Anlayacağınız üzere Akıncı karakteri artık mahalledeki ufak tefek işlerle uğraşmıyor, gözünü daha yükseklere dikmiş durumda.

Tabii değişen şey yalnızca kahramanın hedefi değil. Kertenkele dizisinde, ahlaki değerleri neticesinde kimseyi öldürmeyen bir Akıncı izlemiştik. Fakat günümüzde, gözünü kırpmadan insan öldüren bir Akıncı izliyoruz. Ahlaki bakış açı, polis-kahraman ilişkisi de öncekine göre oldukça farklı.

Kertenkele’deki Akıncı kötü adamlara öğütler verip onları “iyi” insan yapmaya gayret ediyordu. İlk amacı ise, polise suçluları teslim etmekti. Şimdiki Akıncı ise, onları gözünü kırpmadan öldürüp yoluna devam etmeyi tercih ediyor. Kahramanın ahlaki anlayışı düşünüldüğünde Akıncı’yı Batman’den çok Punisher‘a benzettim diyebilirim.

Diğer yazılarımıza göz atmak isterseniz, sizleri ana sayfamıza bekleriz; https://bilgikesif.com/

Akıncı Karakter Fiziği

Akıncı karakterinin öncekinden çok ciddi bir farkı bulunuyor. Bir önceki Akıncı’da mahallenin müezzininden bir kahraman oluşturulmak istenmişti. Bu yüzden, bir sporcu fiziği göremememiz çok normaldi. Fakat, şimdiki Akıncı’da bu fiziksel yeterlilik mevzusu “görünüm açısından” iyi işlenmiş diyebilirim.

Dizinin birçok sahnesinde ana karakterimizi spor yaparken görüyoruz. Spor sahnelerinde özellikle üstü çıplak bir şekilde Akıncı karakteri gösteriliyor. Bu sayede, kötü adamları tek başına nasıl devirebiliyor? Sorusu cevaplanmış. Fakat, görünen fizik ile yapılan hareketler maalesef uyuşmuyor. Akıncı’yı oynayan Şükrü Özyıldız, kaslı bir vücut yapısına sahip de olsa, hareketleri çok hantal ve acemi duruyor. Benim gibi spor geçmişi olanlar kolaylıkla bunu fark etmiştir.

Tabii, “dizi bu” deyip geçebiliriz. Fakat, aklıma Muhafız, İçerde gibi dizilerde oynayan Çağatay Ulusoy örneği geliyor. Kasları bu kadar ön plana çıkarılmamasına rağmen, atletik yeterlilik konusunda Şükrü Özyıldız’ın çok üstünde bir performans sergilemişti.

Akıncı Antrenman
Akıncı VR ile Antrenman Yapıyor

Bana göre, Akıncı’da kas göstererek seyircinin gözünü boyamak istemişler. Çünkü, biraz spor yapanlar bilir ki ne kadar çok kas o kadar yavaş hareket demektir. Nitekim, Kung Fu benzeri dövüşen bir ana karakterin bu kadar kaslı olması, çok ciddi bir hata bence. Maalesef bu hatayı bazı sahnelerde “yukarı kalkmayan bacak” olarak net bir şekilde görebiliyoruz.

Osmanlı’da Akıncı Birliği

Akıncı karakterimizi önceki versiyonuyla yeterince kıyasladık. Şimdiyse kahramanımızın neden bu işlerle uğraştığından bahsedelim.

Akıncılar, Osmanlı’daki öncü birliklerdir. Özellikle sınır bölgelerinde yer alan ve çeşitli baskınlar yapan süvari birlikleri olarak tanımlanırlar. Şimdiki bordo bereliler gibi özel birlikler yani Akıncılar. Dizinin başında bu kavganın neden olduğu, karakterimizin neden savaştığı çok iyi işlenmemiş. Açıkçası, bu kadar çok seçeneğin olduğu bir dönemde ilk bölümde yeterli bilginin bulunmaması benim hoşuma gitmedi. Özellikle genç kitleyi hedef alma konusunda yetersiz kaldılar diye düşündüm. Fakat, sonraki bölümlerde gençlerin de Akıncı izlediğini görünce çok şaşırdım.

Dizide bütün yaş kitlelerini hedef almışlar. Dizinin lise, aksiyon, ev ve mahalle sahnelerini düşününce, her yaştan insana hitap ettiğini söyleyebilirim.

Kahramanın Doğuşu

Muhafız Dizisi
Hakan Muhafız Dizisi

Fatih Sultan Mehmet, kahramanımızın soyunu bu iş için özel olarak görevlendirmiş. Biri tutunca, diğerinin de aynı yoldan gitmesi ülkemizde çok sık gördüğümüz bir şey. Doktor, asker, aşk dizileri; “aha tuttu, aynısından biz de çekelim” örneği olarak gösterilebilir. Fakat, bu kadar spesifik bir şeyin benzerliğine pek rastlamıyorduk. Bari, Muhafız’daki gibi Fatih Sultan Mehmet tarafından görevlendirilmek yerine başka bir padişah seçilseydi. Bu kadar da olmaz dedim açıkçası. Muhafız dizisindeki ana karakter de bir Akıncıydı.

Daha önce Osmanlı Tokadı dizisinde de Fatih Sultan Mehmet Han döneminden benzer bir görevlendirme söz konusuydu. Dönemleri ilişkilendirmek nedense bizim ülkemizde moda olmuş.

Akıncı'nın Babası

Kahramanımız, soyunun görevini devam ettiriyor. Dizide kahramanımızın babasından aldığı nasihatleri de sıkça görüyoruz. Ayrıca, Muhafız’da olduğu gibi ona “sadık olan” bir yancısı da var. O da kendi soyunun yolundan gittiğini söylüyor ve Akıncı’nın Alfred’i olarak karşımıza çıkıyor.

Dizi, bu yönüyle incelendiğinde gerçekten beni rahatsız ediyor. Yani, anlaşarak mı yapıyorlar bilmiyorum ama birileri düşünüp fikir buluyor, sonra o fikir tuttu diye başkaları aynısını uyguluyor. Sizce de burada ahlaki bir problem yok mu? Lütfen, bunun “normal olup olmadığı” hakkındaki görüşlerinizi yorumlarda belirtin. Çok uzatmadan, yazımıza devam edelim..

Akıncı’nın Ekipmanları

Dizide ilk dikkat çeken Akıncı’nın ekipmanları diyebilirim. Havalı bir motor, ne işe yaradığı belli olmayan ama karaktere “karizma kattığı” düşünülen bir kıyafet… Neyse, daha fazlasını saymaya gönlüm el vermiyor.

Burada Batman’den esinlenildiğini söylememe gerek bile yok herhalde. Fakat, mantık olarak anlamadığım, anlayamadığım bir şey var. Batman’in özelliği Ninja okulunda eğitim alması ve bu sayede karanlıkta görünmeden hareket edebilmesiydi. Kullandığı aracı da aynı şekilde, istediğinde gözlerden kaybolabiliyordu.

Akıncı Motosiklet
Akıncı’nın Motosikleti

Akıncı’ya gelince, fosforlu bir motor ve kendisini “oldukça(!) koruyan” bir kıyafetle karşılaşıyoruz. Yani, o kadar ateşin içine gözünde ne olduğu halen belli olmayan bir gözlük-maske ile giriyor. Ufak bir sıyrık dahi almadan oradan ayrılabiliyor. Ne gizlenme yeteneği var ne de onu gizleyecek ya da koruyacak bir ekipmanı.

Bu kadar basit detayların bile düşünülmemiş olması ya da düşünülmüş de olsa yapılmaması hiç hoş olmamış.

Dizideki Oyunculuk Performansları

Açıkçası profesyonel bir dizi eleştirmeni değilim. Tamamen izleyici gözünden inceliyorum. Fakat, bazı sahneleri ve oyuncuları yorumlamak için bu işte profesyonel olmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Dizide bariz bir şekilde oyunculuk problemi var. Bir dizinin yan karakterleri en az ana karakterler kadar önemlidir. Özellikle, efsane olmuş dizileri düşündüğümüzde, yan karakterlerin ne kadar da iyi oyunculuklar içerdiğini görebiliyoruz. Örnek vermem gerekirse; Ömer Baba(Kurtlar Vadisi), Sedef(Medcezir), Tefo(Ezel), Matmazel(Aşk-ı Memnu), Erdal Bakkal(Leyla ile Mecnun). Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler. Sayabileceğimiz daha onlarca isim ve karakter var. Sırası gelmişken bu rolleri canlandıranları da tebrik etmek isterim.

Deren Talu Akıncı
Akıncı Dizisi Deren Talu

Akıncı dizisinde, saymakla bitmeyecek kadar kötü oyunculuk var. Dizinin bütçesinden mi kaynaklı bilmiyorum ama böyle cesaretli bir işte oyunculuk performanslarına dikkat edilmemesi beni üzdü.

Asıl problemse yan karakterlerde değil, ana karakterimizde. Dizinin 2.5 saat boyunca izlenebilir olmaması da bence bundan kaynaklanıyor. Youtube üzerinden izleyip hızlı bir şekilde geçiyorum. Yoksa onca saat dizide kötü oyunculuk izleme niyetinde değilim. Şükrü Özyıldız, Fatih öğretmen rolünü bence gayet iyi canlandırmış. Bunu ciddi söylüyorum. Naif, yardımsever, yeri geldiğinde iyi bir ağabey… Böyle bir karakteri düşündüğümüzde ben Şükrü Özyıldız’ın performansını beğendim.

Fakat, yalnızca Fatih öğretmen karakterini canlandırmakla kalmıyor. Aynı zamanda Akıncı’yı da o canlandırıyor ve iyi bir iş çıkardığı da söylenemez. Akıncı’nın sinirlendiği sahneler çok yapay kalmış. Aynı zamanda atletik performansı da başta söylediğim gibi yeterli değil. Bunun gibi söyleyebileceğim birçok şey var.

Dizi inşallah uzun soluklu olur. Hiçbir dizi ekibinin işsiz kalmasını istemeyiz. Fakat, oyunculuk performansları diziyi yukarıya çekmezse pek de uzun soluklu olacağını düşünmüyorum.

Matematik Keşif Mi, İcat Mı? Yazımı okumadıysanız; https://bilgikesif.com/matematik-icat-mi-kesif-mi/ linkinden okuyabilirsiniz.

Akıncı Dizisinin Senaryosu

Genelde bu tarz yazılarda dizinin senaryosunu en başta anlatırlar. Fakat, ben diziyi izleyen bir kitleye hitap etmek istediğim için senaryo hakkındaki yorumumu sona sakladım. Senaryonun ve konunun diğer dizilere olan benzerliğini düşünmeden incelememi gerçekleştireceğim. Eğer düşünürsek zaten incelemenin bir anlamı yok.

Dizinin başrolü olarak, tarih ve yazılım öğretmeni olan bir süper kahraman görüyoruz. Aynı zamanda ev işlerinde başarılı, yardımsever, iyi, sabırlı… Anlayacağınız mükemmel bir insan. Nitekim, mükemmel olduğu için bütün kızlar da ona hasta!

Bütün süper kahramanların karakter olarak bazı zaafları olur. Dizi başladığından beri Akıncı’nın kötü yanını görmedik. Her konuda mükemmel, her konuda en doğrusunu o biliyor, en iyi kararı o alıyor. Sizce de burada bir aşırılık yok mu? Bir peygamberin hayatını anlatan belgesel izliyor gibiyim. Her konuda bu kadar iyi olması bana çok fazla geldi ve bundan rahatsız oldum.

Akıncı Silahlı Çatışma

Bence karaktere bazı zaaflar eklenebilir. Gerçi, düşündüğümüzde başta ele aldığım düşmanları öldürmek aslında bir zaaf. Fakat, dizide bu şekilde işlenmiyor. Bu gayet doğal bir durum ve gerekliymiş gibi lanse ediliyor. Halbuki Akıncı’nın suçluları etkisiz hale getirdikten sonra polisi araması gerekirdi. Bu kadar mükemmelin oynatıldığı bir karaktere böyle bir şey yakışmadı. Eğer, zaaf olarak bu seçilmişse yanlış seçilmiş veya zaaf olduğu iyi işlenmemiş diyebilirim.

Senaryoda sıkça aile dizisi unsurları görüyoruz. Adeta bir mahalle dizisi izlerken buluyoruz kendimizi. Bu dizi bir aksiyon işi mi? Komedi mi? Tam olarak ne? Onu da anlayamadım. 2.5 saati doldurmaya çalışmışlar, anlayabiliyorum. Fakat dizide bu kadar git-gel yaşanması, aksiyon sahnesinde izleyicinin havaya girmesini de engelliyor.

Dizideki Klişeler

Dizi elbette bazı klişelere ev sahipliği yapıyor, şaşırmıyorum artık. Fakat sözlü klişeleri kenara bıraktım, senaryo açısından sıkıcı klişeleri görmek istemiyorum.

Örümcek Adam gibi filmlerde gördüğümüz; kahramanın kötü adamın kızına aşık olması, kötü adamın kızının kahramanın peşindeki haberci olması gibi şeyler artık bayatladı diye düşünüyorum. Onu da geçtim, karakterler birbirine öyle ince bir şekilde bağlanmış ki dizide görünen her yüz bir diğerinin ya akrabası ya da arkadaşı.

Akıncı Klişe

Kısaca bahsetmek gerekirse; başrol Akıncı, kötü adamın kızına aşık, kötü adamın oğluysa başrolün kardeşine aşık. Kötü polis, kötü adamın kızının eski sevgilisi, aynı zamanda kötü adamın tetikçisinin çocukluk arkadaşı. Akıncı’nın peşindeki polis, onun eniştesi. Alfred’i, teyzesi ile flört. Akıncı’nın erkek kardeşinin sevgilisi olan kötü kız, kötü adamın küçük kızının en yakın arkadaşı… Diye gidiyor. İnanın bana saymakla bitmez. Bunları yazarken bile yoruldum.

Nedense, bütün olaylar tek bir mahallede gerçekleşiyor. O mahalleyi ortadan kaldırsak, dünyada kötülük diye bir şey kalmayacak anlaşılan.

Dizinin Ülkemizdeki Önemi ve Sonuç

Her şeye rağmen, dizi ülkemizde çok önemli bir yerde. Dijital dünyaya geçişteki en büyük etkilerden biriydi bu süper kahraman dizileri-filmleri. Netflix gibi platformlarda Marvel’in dizilerini görmek ben ve benim gibi birçok insanın hoşuna gidiyordu. Bu tarz dizileri TV’de izleyebiliyor olmak gerçekten önemli bir adım. Aynı zamanda, dijitalin televizyonu yendiğinin de bir göstergesi.

Dizi bu yanıyla mihenk taşı niteliğinde. ATV gibi bir kanalda, böyle bir yapımı görmek oldukça şaşırtıcı. İyi işlenmese de birçok hatası da olsa ben diziyi genel hatlarıyla beğendiğimi söyleyebilirim. Bu tarz işlerin artmasını gerçekten istiyorum. Yalnızca oyuncuların değiştiği ve konuların aynı kaldığı aşk dizilerindense, biraz da aksiyon ve süper kahraman dizileri görmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Türk Süper Kahraman

Keşke, dizi biraz daha özgün olsaydı ve Kertenkele, Batman, Örümcek Adam, Muhafız gibi dizilerin karışımıyla önümüze gelmeseydi. Onun haricindeki hatalar, eksiklikler bu tarz yapımlardaki “yeniliğimizden” kaynaklanıyor diyebilirim. Eleştiri yapalım ama gerçeklerden de bahsedelim. Zaten, eleştirmemizin amacı da bu tarz dizilerin daha kaliteli bir şekilde çekilmesini istememiz.

Umarım çok daha iyi diziler görürüz ve Akıncı, Osmanlı’da olduğu gibi bu dizilerin öncüsü olur. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Umarım beğenmişsinizdir. Yorumlarda görüşlerinizi bekliyorum. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Kazım Gökay Çiftci

Kişisel gelişim, felsefe ve teknolojiyle ilgilenmekte. İnsanlara faydalı olmak istiyor ve bunun için çabalıyor. İnternet sitesinde ve Youtube kanalında aktif bir şekilde bu amacını gerçekleştiriyor. İş hayatına SEO uzmanı olarak devam etmekte ve firmaların büyümelerine katkı sağlamakta. https://arekabilisim.com adresinden hizmetlerime göz atabilirsiniz. Yetenekler ve Uzmanlıklar: Liderlik ve takım yönetimi Etkili iletişim ve pazarlama Blog yazarlığı Adobe Programları (After Effects, Photoshop CC, Premier Pro vb) SEO uyumlu makale yazarlığı HTML5, CSS, JavaScript kodlama Veri bilimi; Python, R ve MySQL Basketbol antrenörlüğü İletişim: iletisim@kazimgokay.com

2 Yorum

  1. Kapsamlı bir analiz olmuş. Eline emeğine sağlık. Başarıların daim olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu