Oyun ve E-Spor

Call of Duty 2 İncelemesi – Nostaljik Oyunlar #5

   Call of Duty 2 benim için oldukça özel oyunlardan biri. Bunun en önemli nedeni bilgisayar üzerinde bitirdiğim ilk oyun olması. Bu oyunu oynadığım zaman daha 10 yaşında küçük bir çocuktum. Bu nedenle bu oyunu neredeyse 1 ay oynayarak zar zor bitirdim. O yıllarda hiç İngilizce’m yoktu ve verilen görevleri anlamam çok uzun sürüyordu. Call of Duty 2’nin çizgiselliği sayesinde hiçbir şey anlamasam bile bir şekilde bitirebilmiştim. Tabii bu oyunu hakkıyla bitirmek için aradan 3 4 sene geçtikten sonra bir kez daha döndüm. Bu sefer normal bir insan gibi 8-9 saatte bitirebilmiştim. Son zamanlarda bu oyunu tekrar oynama isteği geldi ve bir kez daha bitirdim. Açıkçası bana aşırı zevk verdi.

COD 2 Başlangıç

  Oyun oldukça eski ve günümüz oyunlarına kıyasla birçok alanda sınıfta kalıyor. Buna rağmen yeni FPS tarzı oyunlardan daha fazla zevk aldım oynarken. Bunun en büyük nedeni ise çizgisel bir oynanış tarzının olması. Son yıllarda bu tarz oyunlar neredeyse yok denecek kadar az çıkıyor. Çıksa da asıl odağı online olan bir oyun şeklinde karşımıza geliyor. Bu da hikâye modunun önemsiz bir yan mod gibi hissedilmesine sebep oluyor. Eskiye olan özlemi biraz da olsa giderebileceğimiz Call of Duty 2’nin incelemesine geçelim artık.

Call of Duty 2-Tarihçesi

Call of Duty 2 Infinity Ward tarafından geliştirildi. 25 Ekim 2005 yılında ise Activision tarafından yayınlandı. Call of Duty 2 çıktığı yıllar için neden bir efsaneydi? Bu sorunun cevabı geliştirici ekipte yatıyor. Infinity Ward, Medal of Honor serisi için oyun geliştiren ekip tarafından geliştirildi. EA çatısı altında oyun geliştiren bu ekip bir anlaşmazlık sonucu firmadan ayrıldılar. Ardından kendi firmalarını kuran ekip ilk Call of Duty oyununu daha çıkarmadan dikkat çekmeyi başardı. Bu sayede Call of Duty isim haklarını Activision’a sattılar. Elde ettikleri bu yeni güç ile ikinci oyunu çok daha gelişmiş bir hale getirdiler.

Grafikler

Call of Duty 2 IW engine 2.0′dan güç alıyordu. O yıllar için grafikler çok gerçekçi dediğimiz sınıfındaydı. Ufak sinematik sahneleri ile de birçok kişiyi etkilemişti. Öyle ki hayatında bu oyunu hiç oynamamış kişiler bile bina patlatma sahnesini görmüştür. Günümüz standartlarında “eh işte” dedirtse de hâlâ oynanabilir.

Call of Duty 2 Bina Patlatma

Oynanabilirlik

  Call of Duty 2 çıktığı yıllar için üst sınıf bir oyundu. Lakin günümüz standartlarına göre kıyaslayacak olursak, oyun paslanmış durumda. Çıktığı yıllarda NPC’lerin siper alabiliyor olması çok etkileyiciydi ki bunlardan biri efsanevi Cpt. Price idi. O yanınızda oldukça kendinizi güvende hissedersiniz. Bunun en güzel örneği ise Price ve MacGregor ile olan zırhlı kaçış bölümüdür. Call of Duty 2 Zırhlı Kaçış

Tabii önceden bahsettiğim bina patlatma sahnesinden başka efsanevi bölümlere de sahip Call of Duty 2. D-Day isimli Normandiya çıkartmasını konu alan bölüm de efsaneler arasında. Bu bölümde defalarca kez öldüğümü hatırlıyorum ilk oynadığımda. Sonraki oynayışlarımda 1 2 kez öldüm burada. Oyunun en zor bölümü kesinlikle buydu.

Call of Duty 2 silah çeşitliliği olarak bence yeterli bir seviyedeydi. Özellikle oyunun 2. Dünya Savaşı yıllarında geçtiğini göz önüne alınca çeşitlilik yeterli dedirtiyor. Ben genellikle Lee-Enfield, Kar 98k gibi tek kurşun odaklı silahlarla oynadım. Çünkü o yıllara göre bile otomatik tüfekler vuruş hissiyatı olarak bence zayıftı. En azından bu silahlarla vurduğumu hissedebiliyordum.

Call of Duty 2

Call of Duty 2-Hikaye

  Call of Duty 2 tam olarak bir hikâyeye sahip denemez. Oyunu Rus, İngiliz ve Amerikan cephesi olarak 3 taraftan görüyoruz. Her bir cephede farklı bir karakter ile oynuyoruz. Her bölümünün bir imza sahnesi mutlaka bulunuyor. Bunlar arasında benim en sevdiğim “Not One Step Backwards!” bölümünün 2. Kısmıydı. Boruların içinden gizlice geçerkenki gerilim duygusunu oyun çok iyi işlemişti. Cephe cephe kimleri yönettiğimize bakalım şimdi…

Call of Duty 2 Boru Bölümü

Rus cephesinde Er Vasili Ivanoviç Koslov’u yönetiyoruz. Oyunun ilk aşamalarında Almanlar taktiksel olarak üstünler. Bu yüzden bir tık daha zor bu bölümler. Daha sonradan üstünlüğün Ruslara geçmesi ile sonraki bölümler kolaylaşıyor. Rus cephesi bittikten sonra İngiliz cephesine geçiyoruz.

  İngiliz cephesinde 2 farklı karakteri yönetiyoruz. Bunlar Çavuş John Davis ve İngiliz tank kumandanı David Welsh. David ile sadece tank kullandığımız bölümde oynuyoruz. Açıkçası ben bu bölümde acayip sıkıldım. Fakat aynı şeyleri John’la oynadığımız kısımlar için söyleyemem. Özellikle elimizde Thompson yaptığımız başlangıçta oh be dedim. Rusya’nın karanlık renk paletinden kurtuluyoruz. Çünkü görevimiz Mısır’da birkaç şehri Almanlardan temizlemek. Böyle sıcak bir yer için de renk paletini sıcak renklere çevirmişler. Oyuncunun dikkatini tekrardan oyuna çekmek için basit ama etkili bir yöntem.
COD Tank Bölümü

İngiliz cephesi bölümlerini de bitirince Amerika cephesine geçiyoruz. Buradaki yönettiğimiz karakter ise Onbaşı Bill Taylor. D-Day bölümü ile başlıyor Amerika cephesi. Bu bölümde Dog mangasıyla birlikte Normandiya’yı Alman direnişinden temizliyoruz. Sonraki bölümlerde de diğer şehirlerde bulunan direnişleri kırıyoruz.

  Call of Duty 2 hikâye moduna ek olarak bir de online moda sahip. En son 2015-2016 yıllarında girip baktığımda hâlâ oynayanlar vardı. Şu anki durumunu bilmiyorum fakat birkaç saat de online modda oynayabileceğinizi düşünüyorum.

Sonuç

  Eğerki yeni nesil bir oyuncuysanız, bu oyunu kesinlikle oynayın. Call of Duty 2 oyun dünyasının en büyük efsanelerinden biridir. Gerek Cpt. Price gibi yan karakteriyle, gerekse de bölüm dizaynı ile sizi etkileyecektir. Özellikle 2.Dünya Savaşına ilgili biriyseniz bu oyunu oynarken çok zevk alacaksınız. Remake versiyonu yapılsa eminim ki satış rekorları kırar. Çünkü bu oyunun her bir bölümü efsane. Ciddi anlamda her bir bölümünü aklınıza kazıyabilecek ender yapımlardan.
Günümüz grafiklerinde bu oyunu bir hayal edin. Aynı şekilde birkaç silahın daha eklendiği, yapay zekâların daha iyi olduğu bir ortam… Düşüncesi bile cidden beni heyecanlandırıyor. Umarım bir gün bu hayaller gerçeğe dönüşür. Peki bunca övgüden sonra almaya değer mi sorusunu soralım. Steam fiyatı şu an 49.00 tl. İndirim zamanlarında ise ortalama %25 civarında bir indirim alıyor. Yani oldukça pahalı diyebiliriz. Özellikle oynanış süresinin kısa ve eski olduğunu göz önüne alırsak… Nostalji açlığı içerisindeyseniz alıp oynamanızı tavsiye ederim.  

Yine çok eski oyunlardan olan Fallout1 gibi nostaljik oyunları incelediğimiz diğer yazılarımızın tamamını görmek için Oyun ve E-Spor kategorimize göz atabilirsiniz.

Onur Gökçe

Felsefe, bilim ve bilişim sektörüne ilgi duyuyorum. Boş zamanlarımda bilimsel makaleler okumayı ve bilgisayar oyunları oynamayı seviyorum. Sadece oynayan değil yapımcı tarafında da olmak istiyorum ve bunun üzerine çalışıyorum. Genel olarak oyun ve kitap incelemeleri, ek olarak felsefe ve bilim üzerine kişisel düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu