Bilim ve Teknoloji

Dikey Tarım Nedir?

Hızla artan insan nüfusu, çözülmesi gereken birçok problemi de beraberinde getiriyor. Dünya nüfusu bugün,  yaklaşık 7.8 milyar. 30 sene sonra 9 milyarı geçeceği tahmin ediliyor. Bu kadar muazzam bir nüfusun besin ihtiyacının nasıl giderilebileceği akıllarda soru işareti bırakıyor. Dikey Tarım, bu problem için önemli bir çözüm önerisidir. Bu yazımda Dikey Tarım nedir, dikey çiftçilik nedir, dikey tarımın avantajları ve dezavantajları nelerdir, konularını anlatacağım.

Dikey Tarım Tarihi

Dikey tarım kavramının temelini Kolombiya Üniversitesi Halk ve Çevre Sağlığı profesörü olan Dickson Despommier ortaya atmıştır. Despommier, lisansüstü öğrencilerine New York’un çatılarında ne kadar bitki yetiştirebileceklerini hesaplamaları için ödev verdi. Fakat çıkan sonuçlar kendisini tatmin etmeyince bitkileri iç mekanda dikey olarak yetiştirmeyi önerdi. Daha sonra öğrenciler 50.000 kişiye yeterli yiyecek üretebilecek kapasitede olan 30 katlı bir dikey çiftlik tasarladılar. Despommier’in bu muazzam dikey çiftliği henüz hayata geçmedi. Fakat, çalışma sonucunda dikey tarım fikri popülerleşti ve pek çok insana ilham verdi.

Dikey Çiftlik Nedir?

Fotoğrafta gördüğünüz yapı tasarımsal bir dikey çiftliktir. Dikey tarım yapılan yerlere dikey çiftlik denir. Dikey çiftlikler, tarımsal üretim yapmak için şehirlerin içine konuşlandırılır. Büyük ölçüde üstü kapalı yerlerdir. Tek parçadan oluşan bir sahayı, en az 3 katlı yapılar halinde kullanır ve topraksız tarım sistemleri uygulayarak kullanılan kaynaklardan minimum seviyede faydalanarak maksimum verim almamızı sağlar.

Despommier Dikey Tarım

Geleneksel tarımda 10 m2lik bir alanı, 10 m2 olarak kullanırsınız. Fakat dikey çiftlikler, alan kazanmak için 3. boyutu da kullanarak size, kat sayınıza bağlı oranda alan sağlayabilir. Üstelik kocaman bir gökdelenin tarım çiftliği olarak kullanılması için yapılmış tasarımlar da mevcut.

Dikey Tarımın Avantajları

Tarımda su kullanımını azaltır

Dünyadaki mevcut su kaynaklarının yalnızca %3 ü içilebilir. Buna karşın, bu suyun yaklaşık %70ini tarımsal faaliyetleri yürütmek için kullanırız. Dikey tarım, tarımda kullanılan su miktarını %90a varan oranda azaltmamıza yardımcı olur. Bu durum, su kaynaklarımızı daha tasarruflu bir şekilde kullanabilmemizi sağlar. Aynı zamanda, su sıkıntısı çeken bölgelerde rahatlıkla tarım yapılabileceğini de gösteriyor.

Lojistik sorununu azaltır

Yapılan araştırmalar, şehirlerin besin ihtiyacının yaklaşık yüzde 80inin başka ülkelerden ya da şehirlerden temin edildiğini gösteriyor. Bu da önemli bir lojistik maliyet demek. Fakat dikey çiftliklerin, şehirlerin içinden hayata geçirilmesiyle lojistik masrafları azalır. Bu sayede üretici ve tüketicinin birbiriyle olan yakınlığı da artmış olur.

Tarım İşçileriEl değiştirme ve taşıma süresinde ziyan olan mahsul miktarını azaltır

Geleneksel tarımda; tarım arazilerinde üretilen ürünler, şehirdeki manavlara ya da marketlere ulaşana kadar el değiştirir. Bu zaman zarfında ne yazık ki ürünlerde % 20 – 30 oranlarında kayıp yaşarız. Dikey tarım, ürün kaybını neredeyse % 0 a indirir. Bu da şehirlerde yaşayan insanların tarımsal ürünlere daha taze ve bol miktarda ulaşmasına olanak tanır.

Ürünlerin hastalıklara ve hava koşullarına karşı daha korunaklı olması

Dikey çiftlikler kapalı ortamda olduğu için bitkiler; dolu, kar, fırtına, böcek saldırısı gibi dış etkenlere karşı daha korunaklı bir alanda olurlar. Mesela bir çiftçi (babam), ektiği onlarca dönüm lahanayı bir günde dolu yüzünden kaybedebilir (Hem de benim doğum günümde 🙂 ). Bu durum, hem çiftçinin motivasyonunu düşürür hem de aylarca verilen emek ve kaynağın boşa gitmesine neden olur. Oysa ki dikey çiftliklerde yılın 365 günü üretim yapılabilir.

Yaprak resmi

Kimyasal ilaç kullanımının azalması

Kontrol edilemeyen dış etkenlerin azalması sonucunda bitkiler daha az hasta olur ya da hiç olmaz. Bu sayede, kimyasal ilaç kullanımı çok büyük ölçüde azalmış olur. Bunun sonucunda bizler, daha sağlıklı besinleri vücudumuza almış oluruz. ( O kimyasallar anne sütüne bile karışıyor ve çocuklarda dikkat dağınıklığı gibi şeylere yol açabiliyor.)

Üretilen ürünün daha temiz olması

Ürünlere insan elinin değmemesi, rüzgar, hayvanlar gibi sebeplerle kirlenmemeleri, o ürünlerin yıkanmadan bile kullanılabilmesini sağlar. Bu durum, lüks restoranlardan esnaf lokantalarına, çiğköftecilerden annelerimize kadar ürün kullanımını gerçekleştirecek herkes için su, zaman ve enerji tasarrufu anlamına gelir.

Dikey Tarım ve Enerji İlişkisi

Tesislerde kullanılması gereken enerji çok büyük boyutlarda olacağından, işletmeler bu enerji ihtiyacını farklı yollardan giderebilir. İşletmenin uygun yerlerine konuşlandırılacak güneş panelleri, çatıya tesis edilecek rüzgar tribünleri kullanılabilecek yöntemler arasındadır.

Dikey çiftlikler pek çok avantaja sahip olmasına rağmen çözüme kavuşturulması gereken birçok dezavantaja da sahiptir.

Gelin bunların neler olduğunu görelim.

Selam! Diğer içeriklerimize de göz atmak istiyorsanız, https://bilgikesif.com/ sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Dikey Tarım’ın Dezavantajları

İlk yatırım maliyeti

Pek çok ülkede yapılan fizibilite çalışmaları sonucunda dikey çiftliklerin ilk yatırım maliyetinin oldukça fazla olduğu görülmüştür. Bu durum, dikey çiftliklerde üretilen ürünlerin geleneksel yollarla üretilen ürünlerden daha maliyetli olmasına yol açması sebebiyle, önemli bir caydırıcı özelliktir. Bu, özellikle gelişmekte olan ülkeler için önemli bir sorundur.

Yapılan bir çalışmaya göre 37 katlı bir dikey çiftliğin ilk yatırım masrafı 202 milyon Euro olup yıllık işletme giderleri de 8 milyon Euro civarındadır. (Banerjee, Adenaeuer,2014)

Enerji Maliyeti

Dikey tarım için enerjinin çok önemli olduğunu söylemiştik. Bunun sebebi aydınlatmanın LED ışıklarla yapılıyor olması. Hatta bir makalede enerjinin %99unun ışıklandırma için harcandığını okumuştum. Velhasıl kelam, eğer bu işe girişecekseniz enerji masraflarının çok büyük olacağını unutmayın.

Karbon salınımı

Dikey çiftliklerin en büyük girdisi enerji olduğundan ve yılın 365 günü üretim yapılabilmesinden dolayı, dışarı salınan karbon emisyonu geleneksel tarıma göre birkaç kat daha fazladır. Bu durum, çevre kirliliği ve küresel ısınma için önemli bir sorun teşkil etmektedir.

Şehirlerdeki arazi fiyatlarının yüksek oluşu

Şehirlerde bu işi yapmaya uygun arazi ya da mekan maliyeti oldukça yüksektir. Kırsal alanlar bu konuda daha az maliyetlidir.

İstihdamın az oluşu

Burada bahsedeceğim dezavantaj, işin biraz daha sosyal yanıyla alakalı. Dikey çiftliklerde istihdam edilen insan sayısı azdır. Bunun nedeni üretimin daha çok makinalar sayesinde gerçekleşmesidir. Mevcut tasarımların çoğunda bu sayı 50-60 olarak öngörülmektedir.

Ürün çeşitliliğinin az olması

Üretim açısından bir diğer önemli dezavantaj da dikey çiftliklerde üretilebilir ürün çeşidinin az olması. Turp, patates, havuç, domates, bezelye, biber, lahana, ıspanak, çilek, marul gibi ürünler yetiştiriliyor fakat bu ürünlerin pazar değeri düşük. Bahsettiğim gibi, enerji masraflarının çok yüksek olması da biraz ürkütücü doğrusu ama insanoğlu bunun da üstesinden gelir 🙂

Zengin daha zengin, fakir daha fakir olabilir

Kent içinde dikey tarım faaliyetlerinin artması ve gelişmesi, kırsalda yaşayan çiftçiyi rekabet edemez hale getirebilir. Bunun sonucunda köyden kente göç hızlanır. O insanların elinden yaptıkları işi dolaylı yolla alırsanız, kırsaldan edinebilecekleri bir geçim kaynağı kalmaz. Yani ortaya şehirli zengin çiftçi ve köylü fakir çiftçi çıkar. Bu yüzden tarım faaliyetlerinin bir bütün olarak yürütülmesi ve kimsenin mağduriyet yaşamaması en büyük temennim.

Sonuç

Dikey tarım alanları eğer doğru planlanır ve enerji sorununa bir çözüm getirirse, önü son derece açık diyebilirim. Ayrıca dikey çiftlikleri, dışarıdan insanların gelip vakit geçirebileceği şekilde dizayn etmek hem ekstra gelir kaynağı olur hem insanlar için farklı bir deneyim olmuş olur.

Dikey Tarım Yaşam Alanı

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Umarım faydam dokunmuştur, görüşmek üzere.

 

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu