Psikoloji

Narsist Miyim?

Bilgi Keşif’e hoş geldiniz. Psikoloji köşesine ait bu yazımızda son dönemde popüler hale gelen ve merak edilen Narsist Kişilik Bozukluğu konusunu ele alıyoruz. Narsisizm kelimesinin anlamını ve kişideki yansımalarını merak ediyorsanız buyurun beraber öğrenelim.

Narsist Kişilik Bozukluğu Nedir?

Narsisizm kelimesinin Türkçe karşılığı özseverliktir. Açıklamasına gelecek olursak, kişinin kendisine duyduğu hayranlık anlamına gelir. Bu hayranlık, kişinin kendi zekasına ya da fiziksel özelliklerine karşı olabilir. En genel tabiriyle ise; kişinin kendisine aşık olması, diyebiliriz. Psikanaliz biliminin kurucusu Sigmund Freud, Narsisizm’in tanımını ”Dış dünyadan soyutlanan libidonun egoya yönlendirilmesi”, şeklinde yapmıştır.

Narsisizm’in Davranışa Yansımaları Nelerdir?

Tanımından anlayabileceğimiz üzere Narsist Kişilik Bozukluğu bulunan kişilerin en belirgin özellikleri kendi yeteneklerini ve başarılarını abartmalarıdır. Kendi düşündüklerini çevrelerinden de duymak isterler. Karşı taraftan sınırsız bir sevgi, beğeni ve övgü beklentisi içerisindedirler.

Diğer yandan Narsisizm, kişilerin çevresine olan saygısını ve empati yapma yetisini bir hayli düşürürken, kıskançlık duygusunu hat safhaya çıkartır. Her insanda bulunan bir özellik olan bir başarıya özenme durumu, Narsist bireylerde yerini kıskançlığa bırakır. Çünkü, bir başarının ancak ve ancak kendilerine ait olabileceğini düşünürler. Bu yüzden Narsist Kişilik Bozukluğu bulunan bireylerin grup çalışmalarında yer alması çok zordur.

Bütün bu özelliklere baktığımızda aslında tamamının birbiriyle bağlantılı olduğunu anlayabiliriz. Kişinin kendi zekasına ve yeteneklerine hayranlık duyması, övgüyü hak edenin kendisi olduğu düşüncesini doğurur. Bu da etrafından saygı beklemesine ve etrafına yeterli saygıyı göstermemesine neden olur.

Psikolojik Projeksiyon

Narsist kişilik bozukluğunun davranışa bir diğer yansıması olan psikolojik projeksiyon(yansıtma), kişinin kendisinden kaynaklı da olsa, bütün yanlışlardan başkalarını sorumlu tutmasıdır. Ancak bu, bir savunma mekanizmasının sonucu olarak “öyleymiş gibi yansıtmak” değildir. Narsist kişilik bozukluğu, bireye sorunun gerçekten kendisinde olmadığı düşüncesini aşılar.

Örneğin çevrenizdeki birinin sizden hoşlanmadığını düşünüyorsanız, dikkat edin. Bu bir psikolojik yansıtma olabilir. Sizden nefret ettiğini düşündüğünüz kişi muhtemelen sizin de pek haz etmediğiniz biridir. Elinizde somut bir bilgi olmadan bu kanıya varmak narsist bir düşünce biçimidir.

Psikoloji, felsefe ve diğer birçok kategorideki yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Narsisizm’in Boyutları Nelerdir?

Yukarıdaki başlıkta bahsettiğimiz özelliklerden birinin ya da birkaçının kendinizde de var olduğunu fark ettiyseniz, hemen Narsist olduğunuz düşüncesine kapılmayın. Bireyin Narsist bir davranış göstermesi, kendisinde Narsist Kişilik Bozukluğu bulunduğu anlamına gelmez. Bireye Narsist denebilmesi için bahsedilen özelliklerden büyük çoğunluğuna sahip olması ve bunları sürekli hale getirmiş olması gerekir.

Bunun yanında uzun bir süre Narsist bir bireyle yakın ilişki içinde bulunmak da bizi bazı Narsist düşünce ve davranışlara itebilir. Bu çok normal bir durumdur. İzlediğimiz bir filmin ya da okuduğumuz bir kitabın bile kişiliğimize yön verebildiğini düşünürsek, yakın temas halinde olduğumuz insanların da bazı özelliklerini edinmiş olmamız kaçınılmazdır. Amerikalı yazar Jim Rohn; ‘’İnsan, birlikte en çok zaman geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır.’’ Sözüyle birlikte vakit geçirdiğimiz insanlardan ne kadar etkilendiğimizi belirtmiştir.

Çevremizden bazı Narsist düşünce ve davranışları almış olmak bize kendimizi sorgulatabilir. Narsist olan kişinin aslında kendimiz olduğunu düşündürtebilir. Ancak insanın bunu kendi adına sorgulayabiliyor olması bile kendisinde Narsist kişilik bozukluğu bulunma olasılığını azaltır. Çünkü Narsist birey, bu davranışlarını kendine hak olarak gördüğü için bu tür soruları kendine pek sormaz. Narsist tanısı koyulan birçok kişinin başta psikoloğa ”Ben Narsist miyim?” Sorusuyla değil, depresyon şikayetiyle başvurması da söylediklerimizi kanıtlıyor.

”Güçlü bir ego, hasta olmaya karşı bir önlemdir ama son çare olarak; hasta olmamak adına sevmeye başlamak zorundayız ve şayet sevemiyorsak hasta olmaya mahkumuz.” Sigmund Freud

Narsist Biriyle Nasıl Diyalog Kurmalıyız?

Ailemizden ya da yakın arkadaşlarımızdan birinin Narsist olduğunu düşünüyoruz diyelim. Bunu kendi elimizle değiştirmeye çalışmak boşuna bir çaba olacaktır. Öncelikle bu durumu kabul ederek başlamalıyız. Peki çözüm olarak nasıl davranabiliriz?

  • Yanlışlarının insan içinde yüzlerine söylenmesi Narsisizm’i bulunan kişiler için büyük bir yıkıma yol açabilir. Bu yüzden hatalarını direkt olarak dile getirmekten kaçınmalıyız. Bunun yerine karşımızdaki insanın hatasını kendi kendine anlamasını sağlayacak kelimelerle anlatabiliriz.
  • Kesinlikle haklı olduğumuzu düşünsek bile şiddetli bir tartışmaya girmemeliyiz. Tartışmadan haklı çıkmanız, size olan kin ve nefretinin artmasına sebep olacaktır. Bunun yerine, kendimizi sakin ve net bir tavırla anlatmak daha faydalı olur.
  • Diğer yandan tartışmaktan kaçmamız, iletişimden uzak kalmamızı gerektirmez. Bir tartışma başlatmama çabamız, diyalog kurmamıza engel olmamalıdır. Susmak, karşınızdaki kişinin üzerinize daha fazla gelmesine neden olabilir.
  • Narsist kişilik bozukluğu olan bireylerin bir diğer özelliği, kendilerine fazla güvenmeleri ve sürekli tutulması zor sözler vermeleridir. Bu yüzden verdikleri sözlere fazla itimat etmemeliyiz. Bir şeyi başardığında ise verdiği sözü değil, başarısını kutlamalıyız.

Narsist Olmanın Faydaları Var Mıdır?

Yukarıda bahsettiğimiz gibi Narsisizm’in boyutları vardır. Rahatsızlık derecesinde olmasa da her bireyde belirli bir oranda kendini beğenmişlik bulunur. Peki bunun insanlarla ilişkimizde hiç yararı yok mudur? Bunun cevabını aslında kelimenin tanımında aramak daha doğru olur. Bunun rahatsızlık derecesine geldikten sonra davranışa olan yansımalarına baktığımızda, ikili ilişkilerimizde bize çok da fayda sağlamayacağını düşünebiliriz. Ki bu düşüncemiz yanlış değil. Ancak bir bireyde ortalama bir oranda bulunan kendini beğenmişlik, birçok yönde olumlu etki gösterebilir. Unutmayın, Narsisizm ve kendini beğenmişlik, aynı şey değildir.

Araştırmalara bakacak olursak, Narsisizm’in bireyin kendine daha fazla değer vermesini sağlayarak, yaşamındaki stres seviyesini azalttığını görebiliriz. Bununla birlikte, bireyin yaşadığı hayal kırıklıklarını daha kolay atlatabilmesini sağladığı da görülmüştür.

Sonuç

Daha çocuk yaşlarımızda bize öğretilen değişmez bir kural vardır: Azı karar, çoğu zarar. Bu cümleyi hayatımızın herhangi bir bileşenine uyarlayabiliriz. Yediğimiz yemekten tutun içtiğimiz suya; eğlenceye ayırdığımız vakitten çalışma saatlerimize kadar her şey için geçerlidir bu. Kendimizi beğenmemizin bile azı, özgüven kazanmamızda ve yaşamımızda bize fayda sağlar. Fakat aşırılık, Narsisizm gibi bazı rahatsızlıklar da doğurabilir.

Bütün bunlardan yola çıkarak belirli kriterlerin üzerindeki Narsisizm’in psikolojik bir rahatsızlık olduğunu bilmeliyiz. Böyle bir şüpheniz varsa, bir Psikoloğa danışmanızı öneririm. Umarım faydam dokunmuştur, hoşça kalın.

Onur Kılıç

1999 Düzce doğumluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Metalürji ve Malzeme Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisiyim. İlgi alanlarım; felsefe, psikoloji, din ve spor olsa da çok farklı alanlarda da kendini geliştirmeye çalışan biriyim. Bilgilerimi, yazılarıma aktararak sizlere faydalı içerikler hazırlamayı hedefliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu