Bilim ve TeknolojiKişisel Gelişim

Ses ve Kişilik İlişkisi

İnsanın şüphesiz ki en önemli yeteneklerinden biri konuşarak anlaşabilmesidir. Karşımızdaki insanla iletişimimizde, sesimiz ve sesimizi kullanma şeklimiz oldukça etkilidir. Sesimizi kullanma biçimimiz ise söylediğimiz kelimelerin sertlik ve yumuşaklığını belirler. Bu yazımda ses ve kişilik ilişkisini inceleyeceğim. Ses tonundan kişilik analizi yapılabilir mi? Gibi sorulara cevap arayacağım. Keyifli okumalar dilerim.

Ses Türleri Nelerdir?

Müzikle ilgilenen ilgilenmeyen her insanın ses türlerine kulak aşinalığı olduğunu düşünüyorum. Erkeklerde bariton, kadınlardaysa soprano gibi terimleri duymuşsunuzdur. Yazımıza geçmeden bu terimlerden kısaca bahsetmek isterim.

Erkek Ses Türleri: Erkek sesleri temelde 3 gruba ayrılır:

  • Bas: En pes olan erkek ses tonudur(Pes: Hafif, yavaş söylenen). Nadir bulunan bir ses türüdür.
  • Bariton: Orta tonda olan erkek ses tonudur. Erkeklerin çoğu bu gruba dahildir.
  • Tenor: En tiz(yüksek) erkek ses tonudur. Oldukça az rastlanır.

Kadın Ses Türleri: Kadın sesleri de temelde 3’e ayrılır:

  • Kontralto: Kadın seslerinin en kalınıdır.
  • Mezzo-Soprano: Orta türdür. Kadınların çoğu bu gruba dahildir.
  • Soprano: En tiz kadın sesidir. Çok nadir insan, soprano grubuna girer.
Diğer yazılarımı okumak için https://bilgikesif.com/ekibimiz/kazimgokay/posts/ sayfasını ziyaret etmenizi öneririm.

Bu ses türlerinin belirli frekans aralıkları vardır. Ses frekansı, insanın duyabileceği periyodik titreşimler için kullanılan bir terimdir. Sesin perdesini belirleyen bir ses niteliğidir. Her türün sahip olduğu bu frekanslar sayesinde biz; kalın-ince ses, daha doğrusu tiz-pes ses tanımı yapabiliriz. Örnek vermek gerekirse; soprano sesinin temel frekans aralığı 225-1100dür. Tenor sesinin temel frekans aralığı ise 125-500dür. Ses türü pese yaklaştıkça minimum ve maksimum değerler küçülecektir.

Bizler, bu frekans aralıklarındaki sesleri çıkarabilme kabiliyetine sahibiz. Çıkardığımız seslerin inceliğine ve kalınlığına göre hem müzik dünyasında hem de toplumda bazı algılara sahibiz. Gelin, bu algılar doğrultusunda ses tonu üzerine konuşalım.

Ses Tonu Ne İfade Ediyor?

Okuduğunuz üzere, ses türleri ve temel frekans aralıklarından bahsettik. Peki, ses tonlarına bakış açımız nedir? Etrafımızda tok veya tiz bir ses duyduğumuzda ne hissediyoruz? Algımızda neden farklılıklar oluştuğunu ve ses tonumuzun kişiliğimizdeki etkisini, birlikte inceleyelim.

Ses ve Kişilik İlişkisi

Konuşma, şarkı söyleme gibi eylemler iletişim ihtiyacından ortaya çıkmış. Bugün “dil” dediğimiz kavram da bu iletişim ihtiyacı sayesinde doğmuş. İlkel şarkıların nasıl oluştuğu araştırıldığında, anlamsız çığlıkların zamanla ritmik bir yapı kazandığı görülmüş ve insanlar kendilerini bu ritimlerle ifade etmeye başlamışlar. Sonrasında ise insanın dilini kullanma yeteneği gelişim göstermiş.

Örneklemek gerekirse; etkili konuşma yöntemleri, doğru beden dili, satış taktikleri gibi birçok iletişim yolu vardır. Bunların hepsi, tarihten günümüze birikmiş olan kısa yollardır. Aslında bu tarz eğitimlerde anlatılan ortak şey insanı analiz etmektir. İnsanı nasıl anlarsanız, ne kadar iyi yorumlarsanız o kadar etkili iletişime geçmiş olursunuz.

İletişim konusunda gelişen toplum, ses tonları ve sesin kullanış şekli hakkında da bazı algılara sahip olmuş. Örneğin, bağırarak konuşan birinin saygısızlık yaptığı düşüncesi ortaya çıkmış. Veyahut, kısık sesle aralarında konuşan insanların ortamdaki bir olayla ya da kişiyle dalga geçtiği düşünülmüş.

Nitekim bunlar, geçmişten günümüze gelen tecrübelerimizden yaptığımız çıkarımlar. Aralarında doğru ve yanlış olanlar da var, bizim önyargılarımıza sahip olanlar da.

Toplumun sahip olduğu bu yargılardan birkaçından bahsetmek isterim:

  • Kalın sese sahip erkekler daha çekicidir.
  • Yüksek sesle konuşan insanlar kabadır.
  • Keskin geçişleri olmayan, yumuşak ses tonuna sahip insanlar sıkıcıdır.
  • Yumuşak ses tonuna sahip insanlar daha iyi ve naiftir.
  • Çok kalın ya da çok ince sese sahip olmak müzikal bir başarıdır.
  • Kalın sesli kadınlar iticidir.

Bunlar, toplumda gözlemlediğim ve okuduğum birçok araştırmadan çıkardığım sonuçlar. İnsanların ses tonlarına karşı bu tip yargılar mevcut.

İnsanların ses tonlarına karşı yargıları hakkında sizin verebileceğiniz örnekler nelerdir? Yorumlarda buluşalım.

Toplumdan topluma bu yargılar değişebilir. Net bir çıkarım yapılamaz elbette fakat son yıllarda ses analizi konusunda yapılan araştırmalar ve geliştirilen yazılımlar, kişilik ve ses ilişkisine daha yakından bakmamızı sağlıyor.

Ses Tonundan Kişilik Analizi

Vodafone, Wolkswagen gibi büyük firmalar ile işbirliği bulunan Precire isimli bir firma, ses analizi yapan bir yazılım geliştirdi. Binlerce insanın ses verisini topladılar ve bunların arasında lider olanları, işinde başarılı olanları analiz ettiler. Büyük firmalar, işe alım süreçlerinde bu yazılımdan destek alıp potansiyel çalışanlarının ses analizini yaptırıyorlar. Aynı zamanda ses verilerini toplamak için de birçok firma ile işbirliği halindeler.

Ses Tonundan Kişilik Analizi

Precire, iyi bir ses analizi için 15 dakika veya daha kısa bir konuşmanın yeterli olacağını söylüyor. Elbette, hiçbir insanı 15 dakika gibi kısa bir sürede analiz edemezsiniz. Fakat yazılımın yaptığı tam anlamıyla insanları analiz etmek değil, mülakat sırasındaki heyecan, stres kontrolü vb. davranışlarını ölçmek.

Şirket tam anlamıyla verilerini paylaşmıyor. Yani, şu frekans aralığı genelde işinde başarılı olur, şu frekans aralığı cimri olur gibi bir çıkarımda bulunamıyoruz. Yalnızca tahminler ve kıyaslamalar üzerinden bir algoritma işliyor. Net sonuçlarını tam anlamıyla bilemesek de büyük firmaların bu tarz yazılımları kullanması, ses tonuyla kişiliğin düşündüğümüzden daha fazla ilişkisinin olduğunu gösteriyor.

Ses Tonundan Kişilik Analizi Yapmak Mümkün Mü?

Bahsettiğim gibi, ses tonundan kişilik analizi yolunda büyük gelişmeler mevcut. Fakat, bir sesin oluşumu, yalnızca frekanslardan ibaret değildir. Yaşanmışlıklar, hastalıklar, zorluklar da ses tonumuza, konuşma biçimimize yansır. Bu yapılan analizde genel olarak gördüğüm şey, seçtiğimiz kelimeler ve konuşma şeklimizin iyi bir şekilde analiz edilerek bir sonuca varılabileceği yönünde.

Gerçekten bir işe alım konusunda profesyonel bir destek istiyorsak, bu tarz bir yazılım bence işe yarar. Çünkü, konuşan kişinin seçtiği kelimeler, heyecan düzeyi, sorulara karşı verdiği cevaplar, stres düzeyi gibi faktörler, bu tarz yazılımlarla kolaylıkla anlaşılabilir. Fakat, araştırmaların pek bilmediğimiz kısmının gerçekleşebileceğini düşünmüyorum. Yani, ileride de bir yazılımın çıkıp da ince sesli erkekler iyidir, kalın sesli kadınlar kötüdür vb. bir sonuca varması imkansız gibi duruyor.

Ses Tonu Ön Yargı

Toplumdaki bu algı, maalesef sosyal hayatımızı kötü etkileyebiliyor. Çok kalın sesle konuşan biri yanımıza geldiğinde ürkebiliyoruz. İnsanlara olan güvenimiz bile ses tonlarına göre değişebiliyor.

Yapılan araştırmaları iyice incelediğimde, böyle yargıların asılsız ve bir nevi hurafeden ibaret olduğunu kolaylıkla gördüm. Böyle bir önyargıya sahipseniz, bu yargıdan kurtulmanızı öneririm. Araştırmaların birkaçını ve yazıda bahsettiğim yazılımı aşağıya bırakıyorum, dilerseniz inceleyebilirsiniz. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Kazım Gökay Çiftci

Kişisel gelişim, felsefe ve teknolojiyle ilgilenmekte. İnsanlara faydalı olmak istiyor ve bunun için çabalıyor. İnternet sitesinde ve Youtube kanalında aktif bir şekilde bu amacını gerçekleştiriyor. İş hayatına SEO uzmanı olarak devam etmekte ve firmaların büyümelerine katkı sağlamakta. https://arekabilisim.com adresinden hizmetlerime göz atabilirsiniz. Yetenekler ve Uzmanlıklar: Liderlik ve takım yönetimi Etkili iletişim ve pazarlama Blog yazarlığı Adobe Programları (After Effects, Photoshop CC, Premier Pro vb) SEO uyumlu makale yazarlığı HTML5, CSS, JavaScript kodlama Veri bilimi; Python, R ve MySQL Basketbol antrenörlüğü İletişim: iletisim@kazimgokay.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu